Kafayı yiyeceğim.

Kafayı yiyeceğim.

Bu yaptığım kokusunu çöpe atmaya çalışmak gibi bir şeydi.

Ne yapsa burnumda tütüyordu, ne yapsam gitmiyordu.

Babama bu kadar benzeyişi çok sıkıyordu canımı.

Gittikçe uzaklaşması imkansız,

Gittikçe bağlayıcı bir güç haline geliyordu.

Biraz ağladım, daha fazlasıyla kendime bağırdım çağırdım.

Ankara’nın hiçbir yerini de bilmiyordum alıp başımı gidebilecek.

Oturdum ıslak çimlere, üşüdüm, bir şarkı mırıldandım.

” Hem yarabandım, hem yaram… Yordun beni gönülçelen. “

Seninle tanışmadan önceki fotoğraflarımda garip bir toyluk, bir eksiklik var.
İyi ki benimlesin, iyi ki benim sevgilimsin.

Seninle tanışmadan önceki fotoğraflarımda garip bir toyluk, bir eksiklik var.

İyi ki benimlesin, iyi ki benim sevgilimsin.

Milyonlarca insan.

Milyonlarca güzel kadın, güzel adam.

Binlercesini gözlerinle gördün, sokakta, cafede, otobüste,..

Bir kısmının adını bildin, sesini duydun; birçoğununkini duymadın, bilmedin.

Yüzlercesi seni sevmiş olabilir, bir tanesi bile sevmemiş olabilir.

İltifatlar edilmiş, tenler değmiş olabilir.

Aklımı yitiriyorum, karnıma yumruklar atıyorlar durmadan.

Ben bağırıyorum, çok ağlıyorum, sen dahil kimse duymuyor. 

Aklımı yitiriyorum, kimse umursamıyor.

Egolarını okşuyorlar birbirlerinin, insanların başka bi boka da yaradığı yok aslına bakarsan zaten. 

Şehirler düşlüyorum ben, ucuz kiralı vasat yurt odamda. 

Bulutlar çiziyorum ranzalara, umut verici yazılar karalıyorum iyi uyanmak için.

Hiçbir adam girmiyor aklıma, benim hayat tanım aralığım sen olmuşsun. Ne ara, bilmiyorum.

Uyanıyorum, güneş açtı diye sevinmeme kalmıyor Ankara sular altında.

Uyuyorum, güzel rüyalarıma dalmaya varmıyor terler içinde uyanıyorum.

Küçükken olsa annemlerin ayakuçlarına uzanırdım, hep kendi yatağımda uyanırdım.

Şimdi aynı demir ranzada uyuyor, aynı demir ranzada uyanıyorum.

Senin iyi geceler’in de günaydın’ın da benim.

Karnıma yumruklar atıyorlar, engelle onları.

Life is short.

Life is short.

6 çayı.
-ODTÜ 3.yurt’ta-

6 çayı.

-ODTÜ 3.yurt’ta-

” Üç kez seni seviyorum diye uyandım Tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim Bir bulut başını almış gidiyordu görüyordum. Sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün. Sokağı balkonları yarım kalmış bir şiiri teptim Sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum Taflanım! diyordu bir ses duyuyordum. Cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün. “
Ankara, 2012

” Üç kez seni seviyorum diye uyandım 
Tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim 
Bir bulut başını almış gidiyordu görüyordum. 
Sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün. 
Sokağı balkonları yarım kalmış bir şiiri teptim 
Sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum 
Taflanım! diyordu bir ses duyuyordum. 
Cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün. “

Ankara, 2012

Kaç kişiyle uyudun? Kaçına sarıldın? Hangilerinin uyurken nefes alıp verişini dinledin? Kimlerle aynı filmleri izledin? Kimi öperken heyecanlandın en çok? Kimler saçlarını okşadı, kaç el değdi o güzelim ellerine? Kaç kadın senin için kırmızı ojeler sürdü? Kimlerle üşüdün Ankara ayazında? Kaç bira içtin kaç kadınla? Kaç gün sürer bir insanın delirmesi? Bir saat mi? Bir yıl mı? Kimler hiç gitmesin istedin? Kaçı kaldı?